
hayatım boyunca, aklımın erdiği donemlerden itibaren, kendimi ege kadını gibi gormüşümdür. hani vardır anadoludan gelme bir varoşluk, fazla fedakarlık ama bu his başka. içimde durmadan yankılanıyor resmen, durup durup şehirlere çarpıyor, eskişehirlere, ankaralara. bir yeri sevmenin acı tadı geliyor ağzıma, bir yere alışmanın. sevmesem kolay çekip gitmek ve ben terk edeceğim bir gün bu şehirleri.
terlik sesleri var kulağımı çınlatan, yorgun argın gelen ev halkının karmaşasına rağmen gülümseyen bir kadın var. sessizlik gelip oturduğunda baş koşeye, bahçesinde, sallanan sandalyesinde, rakısını yudumlayan, şalını atıp omzuna, rujlu dudaklarıyla kocaman gülen bir kadın. güzelliğinden emin, hissettiğinden emin, ellerinden emin, yerinden emin, yuvasından emin. eşref beyinin dolmalarını ozenle saran, büyükten küçüğe dizen, muşamba masa ortülerini benimseyen bir kadın. kaçak komşu kedilerini gizli gizli seven, kuşları sevmedikleri için dertlenen, uzun kanatlı kuş sürülerine alışkın, ozgürlüğünden biraz huzurla ve biraz sevgiyle vazgeçebilmiş, ama yine de her mevsim goç eden kuşlara el sallayan bir kadın.
burdan yak
yine mi güzeliz? yine mi çiçek?
..

<>
YanıtlaSil:)
YanıtlaSilyorumum gelmemiş resmen.. piii.
YanıtlaSilşunu alıntıyı yapmış idim:
''..
kadehimi vurdum karşı yakaya
efeler kalktı serefe
sevgimi attım dostlar coştu
bir ağıt yaktı kadere
yareme tuz diye yakamoz bastim
tek şahidim aydı
kalbim egede kaldı..''
kaldı kaldı..
YanıtlaSil:)
oldukça güzel olmuş bu kadar kısa iki paragrafta bu kadar anlamlı şeyler anlatmak kolay değil.
YanıtlaSilAnonim Mahmut
teşekkürler..
YanıtlaSil