..
bu bu tam olarak bu..
bazen
ne hissettiğimi bilmediğim zamanlar, kirpikler doluşuyor gozlerimin içine.
sonra burnumun içinde bir karınca geziniyor, sonra dudaklarım soğuktan titriyor bahara rağmen. bu kadar işte, ozeti bu.
bombok günlerin ardından güneş açacağını her ebeveyn ezberletir çocuğuna. hayal kırıklıklarının suratında patlayacağını hiç hesaba katmadan. kurnaz olmayı oğretmeliler halbuki.. bir verip kırk almayı, kırk yıllık hatırların yalnızca fallarda kaldığını oğretmeliler. kontrolün yitirildiği donemlerde balyoz indirmeliler. ve sonra yine -meli -malılar..
çocukluğuma inilmesini oneriyorum tüm yüzsüzlüğümle ve en boktan kahkahamı fırlatıyorum her yere. hiçbir şey hissedemeyecek hale gelen bünyenin en sağlam yaptığı şey, kahkaha atmak..
kendimi bir şeye vermekten korkuyorum artık, çünkü kendimden korkuyorum, dozsuzluğumdan korkuyorum. nefretin, aşkın, seviyesizliğin, küfürlerimin dozundan korkuyorum. omrümde sovmedim şu hayata ama bugün sovüyorum en sağlam kahkahamı savurarak.
..
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder